| Gizli Hareket | M.Emre AYDIN |
|
Gizli Hareket Son yıllarda ülkemiz de özellikle genç kuşağa, üstü kapalı olarak empoze edilmek istenen bir fikir var!Ülkücülerle ve ülkücü hareketle ilgili olan bu sol görüşün; ülkücü hareketle savaşını farklı dallarda sürdürdüğünün en büyük kanıtıdır. . Peki nedir bu fikir ve halkımıza nasıl aktarılmaktadır? Öncelikle bu siyonist fikri halkımıza aşılamak için kullandıkları yol yediden yetmişe hepimizin hayatında çok önemli bir yer tutan meyda organlarıdır. Bu medya organlarındansa televizyon dizileri en önemli silahlarıdır! Bu fikire göre ülkücü; kadın döven, mafyavari parababası,işçi ve emekçiye zulüm etmekten zevk alan bir vatan hainidir. Peki, gerçekte ülkücü kimdir, gayesi nedir, ne amaçlar? Bize büyüklerimizin anlattığı kadarıyla ülkücü hareket:” ilayi kelimetullahı dünyanın en ucra köşesine kadar götürmek,yaymak,yaşamak ve yaşatmaktır ; gerekirse bu uğurda ölmek lakin hiçbir canı yakmamaktır.” Bizim bildiğimiz ve elimizden geldiği kadar yaşamaya çalıştığımız ülkücü hareket ile halkımıza empoze edilmek istenen bu siyonist düşünce arasında ki fark gayet belli. Peki bu siyonist düşünceyi yaymaya çalışan sol tarafın amacı ne? Amacı basit ama tehlikeli! Halkın gözünde ülkücüyü ve ülkücü hareketi sanki hainmiş gibi göstermek ,fikirlerini yaymak ve yaşatmak. Bunu anlatmak için kullandıkları yolsa çok masum; tamamen kurgusal senaryolar üretip bunları halkımıza; daha da önemlisi henüz siyasi düşüncesi tam oturmamış genç kuşağa aktarmak, en azından ülkücülerle ilgili bir önyargı veyahut bu harekete ve bu hareketin mensuplarına gereksiz şekilde temkinli yaklaşılmasını sağlamak. Özellikle son birkaç yıldır sol kesimin elinde olan kanallarda yayınlanan ve 1980 öncesi ülkenin siyasi ve sosyal durumu ile ilgili yalan yanlış bilgi veren dizi sayısı çok arttı. Bilhassa geçtiğimiz aylarda çekilmeye başlayan ve İslam Dünya’sının gerçek liderlerinden olan Ulu Hakanımız cennet mekan Kanuni Sultan Süleyman ile ilgili çekilen filmde gösterilen kareler mide bulandırıcı, haince, aşağılık… Hepimiz bu tür dizilerin ne amaçla yayınlandığını biliyoruz. Peki, İslam Dünyasına hayatını adamış bir dimağın özel hayatını haince yanlışlıklarla anlatan bu dizi gibi nicelerine karşı ne yapıyoruz, ne yapmamız gerek? Yapmamız gereken bu tür dizilerin yayınlanmasını engellemek en azından engellenmesi için çalışmak. Ama en önemlisi ise kendi düşüncemizi aktarmak amacıyla diziler, filmler çekmemiz; en azından fikirimizi, siyasi olmasa da dünya çapında büyük etkiye sahip olan medyayı kullanarak aktarmaktır. Bu yüzden siyasi alanlar kadar da güzel sanatlara, konsevatuarlara kısacası fikirlerimizi yaymak için kullanabileceğimiz her türlü dalda ilerlemeli; her alanda yükselmeliyiz. Şunu bilmemiz çok önemlidir. Bizim vakit kaybettiğimiz her saniyede siyonist düşünce bu tür fikirlerini yaymak için çalışmakta. Buna karşı koymamız için yapmamız gereken en önemli şey yılmadan usanmadan çalışmamız, yıkılmamamız ve özellikle de ‘’yılanlardan’’ olmamamızdır. Hasılı kelam siyonist zihniyet her ne kadar kendini bir zehir gibi farklı yollarla halkımıza yaymaya çalışsada bizim bildiğimiz, bilmemiz gereken bir şey var; yarasaların hatırı için Güneş’in doğmaktan vazgeçmez!
M.Emre Aydın |